Ben Kimim

 
 
 
 

T-33A "SILVER STAR" JET UÇAĞI İLE UÇUŞUM

 
 
Ercan ÇETİNERLER
Emekli Hava İstihbarat Kıdemli Başçavuş
Mürted-Ankara
Mart 1975
 

Ankara-Mürted 4. Üs, 141. Filo'da görevli olduğum 1975 yılı Mart ayı sonunda, üzerinde çalışmakta olduğum bir konu ile ilgili olarak Balıkesir'e gitmem gerekmişti. Konunun aciliyeti nedeniyle Filo Komutanımız Yıldoğdu Karaoğlan Binbaşım T-33A uçağı ile gitmemim uygun olacağını düşündü ve konuyu Üs Komutanımız Tuğgeneral İsmail Tunçman'a arz ederek onayını aldı.

Bizim filoda T-33A uçağı ile uçma sertifikasına sahip pilot olmadığından bu görev için 182. Filo'dan Rifat Seyhan Yüzbaşı görevlendirilmişti. Mesai bitimine de az bir süre kalmıştı. Filo paraşüt odasından bana uyan bir kaskı seçip, sahibi Murat Yılmaz Yüzbaşımdan izin aldıktan sonra minibüsle İrtibat Kıt'asına doğru hareket ettim.

İrtibat Kıt'asına hareket etmeden hemen önce Yıldoğdu Karaoğlan Binbaşım: "Eğer uçuş sırasında kask başının üst tarafından vurma yaparsa, oksijen maskesini çıkarmadan kaskı yukarı doğru oynatarak bir boşluk yaratmamı ve bu uygulamanın sorunu ortadan kaldıracağını" söylemişti.

O zamanlar Mürted'de İrtibat Kıt'ası 3 numaralı hangarın yan tarafındaydı. Kıt'ada bir adet 062 numaralı T-33A ve bir adet AT-11 uçağı bulunmaktaydı. Üssün irtibat görevleri bu iki tip uçakla yürütülmekteydi.

T-33A "Silver Star" Uçağı
T-33A "Silver Star" Uçağının Kokpiti
Fotoğraf: Airliners.Net / Kenan Zorlu

İrtibat Kıt'asına geldiğimde Seyhan Yüzbaşım uçak başında beni bekliyordu. Minibüsten inip uçağa doğru yürüdüm ve kendisini selamladıktan sonra Seyhan Yüzbaşımın bana ilk sorusu "Miden nasıldır" oldu. Ben midem iyidir dediysem de yer personeli olmam nedeniyle bir tedirginlik duyduğunu hissetmiştim. Arka kokpite oturduktan sonra bilmediğim için uçak makinisti sandalyeye bağlanmama yardımcı oldu. Daha sonra Seyhan Yüzbaşım da bağlanmamı kontrol etti. Motor çalıştırdıktan sonra Seyhan Yüzbaşım kuleye "Yüzbaşı Seyhan, Üstçavuş Çakırerler Mürted-Balıkesir" mealinde bir konuşma yaptı. Kule hemen "Çetinerler mutabık mıyız" diyerek soyadımı tekrar sordu. Ben interfondan "Çetinerler efendim" deyince Seyhan Yüzbaşı kuleye "Evet Çetinerler" diyerek düzeltmeyi yaptı. Kollarımın içeride olduğunu teyit ettikten sonra kanopiyi kapattı ve pist başına doğru rule yapmaya başladık.

O gün rüzgar sakindi ve 21 istikametinden kalkış yaptık. Meydan güney batısında bulunan Abdüsselam Dağı'nı geçtikten sonra uçak sağ tarafa dönerek Balıkesir rotasına girdi ve 16.000 feet irtifaya tırmandı. Kütahya civarında hava kapadı ve arazi ara sıra görülmeye başladı. Bu nedenle yerle temasın kaybedilmemesi için uçak sağ ve sol tarafa keskin yatışlar yapıyordu. O bölgeyi geçtikten sonra Seyhan Yüzbaşımın ilk işi benim arkada ne durumda olduğumu kontrol etmek oldu. Normal durumda olduğumu görünce bana "Sen bayağı iyimişsin" demişti. Rüzgar arka bacağına Balıkesir çimento fabrikası üzerinden gelerek iniş yaptık.

Park yerinde bekleyen minibüse binerek 191. Filo'ya gittim ve görevimi tamamladıktan sonra tekrar uçak başına geldim. Kuzey yönüne doğru kalkış yaptıktan sonra sağa dönerek Mürted rotasına girdik ve uçak 21.000 feet irtifaya tırmandıktan sonra düz uçuşa geçtik. Altımızdaki kümülüs bulutları sanki pamuk tarlası üzerinde uçuyormuşuz hissini veriyordu. Dönüş rotamızın yarısına gelmiştik ki uçak aniden dik bir açıyla tırmanışa başladı. Tırmanışa başladığı anda bir an için gözlerimin karardığını, başımı tutamadığımı ve yanaklarımın sancılanmış bir şekilde sarktığımı hissettim. Çok kısa bir sürede süratsiz kalan uçağın kanatlarının sağa ve sola yatış yaptığını ve akabinde burun aşağı gitmeye başladığını gördüm. Altimetre fırıl fırıl irtifa kaybediyordu. Hareket tamamlanıp düz uçuşa geçtiğimizde altimetre 10.000 feet'i ve G göstergesi 3.5 değerini gösteriyordu. Üzerimde G-suit olmadığı için G kuvvetini fazlasıyla hissetmiştim. Sorduğumda Seyhan Yüzbaşım bu akrobasi hareketinin "röturman" olduğunu söyledi.

Düz uçuşa geçtikten sonra kumandaları bana verdi. T-33A'nın kumandası o kadar hassas ki lövyeyi sağ elin üç parmağıyla tutmak yeterli oluyor. Seyhan Yüzbaşım uçağı sola yatırmamı söyledi. Gözüm durum cayrosunda hafif bir çekişle yatış kumandası verdim. 10 derece yatışta durdum. Biraz daha yatış yap değince yatışı 20 dereceye kadar arttırdım. Tekrar düz uçuş ve aynı yatışları bu kez sağ tarafa yaptım. Seyhan Yüzbaşım, saat 1 istikametinde ve biraz yukarımızda bulunan küçük bir bulut açıklığını göstererek oradan geçmemi istedi. Uçağı sağa yatırdıktan sonra yaklaşık 30 derecelik bir tırmanışla o noktaya doğru uçmaya başladım. Uçak az sonra süratsiz kalıp perdövites belirtileri gösterince Seyhan Yüzbaşım hemen kumandayı alarak uçağı normal uçuş durumuna getirdi ve rotamızda uçuşa devam ettik. Sürat arttırmadan, mevcut süratle tırmanışa başlayınca uçak süratsiz kalmış ve perdövites belirtileri görülmeye başlamıştı.

Akrobasi hareketinden kısa bir süre sonra kask başımın üst tarafında vurma yaptı. Öyle ki bu vurma oldukça fazla acı veriyordu. Aklıma hemen Yıldoğdu Karaoğlan Binbaşımın İrtibat Kıt'asına hareket etmeden önce yapmış olduğu uyarı geldi. Oksijen maskesini çıkarmadan birkaç kere kaskı yukarı doğru hareket ettirerek sorunu çözdüm. Uçuş sırasında bunun dışında kask vurması olmadı.

Bir müddet sonra ileride meydanın güney batısında bulunan, zirvesi 5.165 feet yüksekliğindeki Abdüsselam Dağı saat 11 istikametinde görüldü. "Seyhan Yüzbaşım seçeceğiniz bir yer hedefine bomba ve makineli tüfek paternlerini göstermeniz mümkün mü?" şeklinde bir istekte bulundum. Bu isteğim üzerine Seyhan Yüzbaşım kuleye "Beş dakika sonra A noktasındayım" diyerek yer bildiriminde bulundu ve kule "Anlaşıldı" diyerek cevap verdi.

Abdüsselam Dağı'nın sol tarafından iyice alçalarak uçtuktan sonra Mürted Meydanı'nın kuzey doğusunda, Kurtboğazı baraj gölünün kıyısında bulunan küçük bir binayı göstererek "Hedefimiz bu bina" dedi Seyhan Yüzbaşım. O kadar alçak uçuyorduk ki sürülerine oturmuş vaziyette nezaret eden ve uçağa bakmakta olan çobanın yüz hatlarını seçebilmiştim. Koyunlar da panik halinde sağa, sola kaçışıyorlardı. Paterne girip hedefe bomba atışını yaptıktan sonra keskin bir şekilde çekiş ve sol tarafa yatışla makineli tüfek atışı paternine girdik. Hedefe yöneldiğimizde göl kıyısındaki küçük bina tam karşımızdaydı ve giderek büyüyordu. Paternleri tamamladıktan sonra güney yönünden meydana yaklaşarak pistin orta hizasında "peel off" hareketiyle rüzgar arka bacağına döndük ve inişi yaptık. Peel off hareketinden sonra G göstergesi 2.5 değerini göstermişti.

Uçuş sonunda, hem verilen görevi yapmanın hem de jet pilotluğunun ne olduğu hakkında fikir sahibi olmanın mutluluğunu yaşıyordum. Bir yer personeli olarak bu uçuş benim için çok faydalı olmuştu. Jet pilotluğunun yerden veya filmlerde seyredildiği gibi kolay olmadığını, yüksek düzeyde uçuş eğitimi, büyük bir dikkat ve yetenek gerektirdiğini de öğrenmiş oldum.

Aradan 42 yıl geçmesine rağmen bu uçuşumun bütün ayrıntılarını dün yaşanmış gibi hatırlıyorum.