Ben Kimim

 
 
 
 

ALKOLİK MOTOR

 
 
Mustafa ÖZDEMİR
Emekli Hava Uçak Bakım Kıdemli Başçavuş
11.Hv.Ulş.Üs'sü/Etimesgut-Ankara
80'li yıllar, Eylül ayı
 

Başlığa bakıp da “hadi canım sende motorun da alkoliğimi olurmuş” demeyin. Yazdıklarımı okuyunca, sizde bana hak vereceksiniz.

Kesin tarihini hatırlamıyorum. Seksenli yıllarda sakin bir Eylül günüydü. Planlı malzeme atma görevini icra etmek için, emniyetli bir şekilde Etimesgut Meydanı’ndan kalkmış, Gaziemir rotasında uçuyorduk. Hava gayet güzeldi; uçağımızda uçuş için gerekli olan her şey Zenith saat gibi tıkır tıkır çalışıyordu. 10-15 dakikada bir, motorlara arka taraftan bakıp, harici göz kontrolü yapıyordum. Her şey normal gözüküyordu.

C-47 Uçağı

İki pilot arasında ayakta durmaktan yorulmuştum. Biraz dinlenmek için, boş olan seyrüsefercinin sandalyesine oturmuştum ki; uçak komutanının ‘’Özdemir Başçavuşum’’diye seslenmesiyle ön tarafa fırladım. O zamanlar, uçuş teknisyenlerinde şimdiki gibi kulaklık yoktu. İnterfonla konuşamıyorduk.

- “Hayırdır, ne oldu üsteğmenim?” dedim. Uçak komutanı da bana;

- “Uçakta bir anormallik var, kumandalar et gibi oldu ve ağırlaştı, sürat düşüyor” dedi.

Motor saatlerini kontrol ettim. Manifoltlar dışında her şey normal limitlerindeydi. Manifoltlar düşüktü, ama herhangi bir patlama duymamıştık. Seste de bir değişiklik yoktu. Mahlut kollarını zengine aldık. Hatveleri, küçük hatveye getirmek için ileri verdik; gaz koluyla takati arttırmaya çalıştık. Sürat 120 MPH’a düşmüştü.

- “Şu an nerdeyiz üsteğmenim ?” dedim. O da bana;

- “Uşak’ı geçtik, Gaziemir’e daha yakınız” dedi.

Herhangi bir buzlanma ortamından geçmemiştik. Şu anda da buzlanma yoktu. Yalnızca duyduğum kadarıyla, son günlerde benzinde bir bozulmadan bahsediliyordu. Acaba onun bir etkisi olabilir miydi? Son çare olarak karbüratörlere alkol göndermeyi önerdim. Şayet bir kurumlanma var ise, yakıtı emerek karışım oranını bozmuş olabilir diye düşündüm. Uçak komutanı da;

- "Tamam gönderelim” dedi.

Hemen karbüratöre alkol gönderme sistemini çalıştırdım. Ve hep beraber, olacakları umutla beklemeye başladık.

Bize saatler gibi gelen 30-40 saniye sonra, hepimizi sevince boğan tatlı bir gürleme ile, her iki motor eski takatına kavuştu; süratimiz tekrar 150 MPH’a çıktı. Uzun süre birbirimizi tebrik ettik. Arızayı teşhis etmiş ve yaptığımız işlemin sonucunu almıştık.

Alkol şalterini kapattıktan 3-5 dakika sonra, motorlar suyu kesilmiş değirmene dönüyorlardı. Ama çaresini biliyorduk artık. Aralıklarla alkol ikram ederek, kurbağa gibi zıplaya zıplaya Gaziemir Meydanı’na emniyetle indik. Pist sonundan sağa dönüp, pisti terk ettik. Birkaç metre ilerledikten sonra da sağ motor “benden bu kadar diyerek” bizi terk etti. Artık durmuştu. Uçağı orada bulunan yer ekibine teslim ettik.

Yaşlı kuş yine vefakârlığını göstermiş, bizi emniyetle yere indirene kadar, en sevmediği alkolü bile, güce dönüştürerek, şerefli geçmişine laf getirmemiştir. Bu anımı hiçbir zaman unutmayacağım.

 

Kaynak: Kaynaklar Sayfası Yurtiçi Sıra No: 31