Ben Kimim

 
 
 
 

MECBURİ İNİŞ PATERNİ

 
 
Zahir SERT
Emekli Hava Pilot Kurmay Yarbay
2.Üs, Çiğli-İzmir
Kasım 1996
 

1996 yılı Kasım ayının ilk günleriydi. T-33 uçaklarında öğretmen pilot olarak görev yapıyorum. Öğrenci pilot ile İntibak-4 görevini uçuyoruz. Çalışma sahamız Akhisar meydanı güneybatısı. Şandel, Tembel 8 ve keskin dönüşler ile tip tanklardaki yakıtı bitirmiş perdövites çalışmalarına başlıyoruz. İlk iki perdövites çalışmalarında öğrenci pilotu yeterli görmüyorum. Kumandaları alıp tekrar gösterme ihtiyacı duyuyorum. Hareketi anlatarak yapıyorum. Sıra çıkışa geliyor, çıkış için yatışı alıp çekişi hafif gevşetiyor ve aynı anda gaz kolunu tam ileriye açıyorum. Her şey normal, ancak; normal olmayan bir şey var; uçakta takat değişimi hissedilmiyor Motor saatine bakıyorum. Motor devri % 65 RPM üzerine çıkmıyor. Gaz kolu ileri geri oynuyor, öğrenci pilota gaz kolu civarında çeklist gibi herhangi bir şeyin olup olmadığını soruyorum. Öğrenci pilottan temiz olduğunu öğreniyorum. Gaz kolu arızası olarak değerlendirip görevi iptal ediyorum. İrtifam 14.000 feet, motor devri %65 RPM, riskli de olsa buradan Çiğli meydanını tutturabilirim diye düşünüyorum. Çünkü Çiğli’ye inmem gerek. Hafta sonunda nişanlanıyorum. Mesaiden sonra yapılacak işlerim var Akhisar daha yakın, daha emniyetli ama saat 15.30 olmuş, oraya inersek gece orada kalmamız gerekecek, bütün işlerim aksayacak. yanlış bir düşünce, ancak; maalesef ilk anda böyle düşünüyorum.

Bu düşünce çok kısa sürüyor. Ve ben şeytanlara rest çekip meleklerin sözünü dinliyorum. Hemen yakınındaki Akhisar meydanına dönüp emercensi deklere ediyor ve mecburi iniş paterni ile inişe geleceğimi söylüyorum. Her zaman eğitimini yaptığımız mecburi iniş paterninde yüksek kilidi gayet güzel yakalıyorum ve ikaz ediyorum. Alçak kilide giderken jeneratör devreden çıkıyor. Motor saatimi kontrol ediyorum. Motor devri %15 RPM’e düşmüş, diğer bir deyişle motor durmuş. Motor durduğu için jeneratör devreden çıkmış, jeneratör devreden çıktığı için de artık telsiz de yok. Neyse ki emercensi deklere etmiş ve yüksek kilidi ikaz etmiştim.

Alçak kilidi, 270 noktasını gayet güzel yakalıyor Pistin 2.000 feet’lik ilk kısmına güzel bir iniş yapıyorum. Pist sonuna 3.000 - 4.000 feet kala duruyor ve uçağı iyice sağa çekiyorum. Hemen kanopiyi açıyoruz. Tam uçağı terk edeceğimiz sırada bir başka T-33 uçağı, tabir yerindeyse; koparma hareketiyle pistten kesiliyor ve yine tabir yerindeyse; salim inmenin yüzümüzdeki mutluluğunun yerini dehşet alıyor. Daha sonra öğreniyoruz ki; aynı filodan başka bir arkadaşımız yine öğrenci pilot ile Akhisar’a mecburi iniş paterni planlanıyor. Ancak telsizi arıza yapıyor. Hiç temas kurmadan Akhisar kontrol sahasına giriliyor ve bizi görüp; bunlarda nasıl olsa mecburi iniş eğitimi yapıyorlar, peşlerine takılıp, bir patern de biz yaparız diye düşünüyorlar.

Öndeki uçağın indiğini görerek, ‘Haydi biz de bir touch and go” yapalım diyorlar ve yapıyorlar da.

 

Kaynak: Kaynaklar Sayfası Yurtiçi Sıra No: 29