Ben Kimim

 
 
 
 

DAVULUN SESİ YAKINDAN GELİNCE

 
 
Avni KANDEMİR
Emekli Hava Pilot Tuğgeneral
1.Üs, Eskişehir
 

Müşterek Akademi, gezi için Eskişehir’e gelmişti. Çoğunluğu binbaşı ve yarbay rütbesinde kurmay subaylardı. İçlerinden 4-5 kişiyi T-33’le uçuracağız. Bitişiğimizdeki 4’üncü Üs’sün Harekat Amiri Ünlü Nüzhet YOLAÇ Albay’da bizim filoya gelerek, kardeşinin sınıf arkadaşı olan bir karacı kurmay binbaşı ile sakalaşıyor. YOLAÇ Albay beni görünce:

T-33A Uçağı

- Pehlivan bu binbaşıyı sen uçur, biraz kemiklerini yumuşat deyince, Bnb. beni bir gözden geçirerek:

- Ooo, bunlar bana hafif gelir, demekten de geri durmadı.

Kalkarken kendisine sordum:

Binbaşım ne yapmamı istersiniz?

- Ne yaparsan, yap!

Bir iki dakika sonra:

- Yahu kardeşim, İstanbul’a gidebilir miyiz?

Tabii efendim!

Gazladık, ver elini İstanbul. Hava tam açık, görüş mükemmel, irtifa: 20.000 feet, bir tarafta Karadeniz kıyıları, diğer tarafta Marmara kıyıları harita gibi ve aralarında boğaz mavi bir kolye, hasılı enfes bir manzara. Benim müşteri başladı.

- Su manzaraya bak! Şahane. İnsan böyle bir zevk için cebinden para verir, siz üstelik para alıyorsunuz.

Sesimi çıkarmadım, turlamaya devam. O da tekrar başladı:

- Ayıp be kardeşim! İnsan böyle bir zevk için bir de para alır mı? Ben şahsen maaşımın yarısını bu iş için veririm.

Döndük Eskişehir’e doğru. Bende ses yok, ama Bnb. devam ediyor. Tam Bözöyük üzerine geldik. Kestim gazı, pike flabı aşağı, 70 derecelik bir dalışla beraber eleron dönüşü; sürat oldu 480, al pike flabını, yatır tayyareyi 6,5 - 7G çek, iki 360 derece, doğru “A’ noktasına. Bu arada bakıyorum, müşterimin gözleri kaymış, maskenin dışında kalan deri mosmor ve sırılsıklam. Yüksekten atan binbaşımız sus pus. Peel - off, milof, pat aşağı.

Nihayet indik. Kanadın üzerinde uçuş formunu yazıyorum. Müşterim bütün ciddiyetiyle pilot mahallinde oturuyor. Makiniste işaret ediyorum, onun yardımıyla uçaktan çıkıyor ve hafif bir yalpalamayla karışık filoya doğru yürürken, karşıdan arkadaşları bağırıyor. “Ne oldu?” falan diye. Müşterim bozuk bir sesle:

- Yahu, güzel güzel uçuyorduk. Bir uçuş parası lafı ettim, adam beni öldürecekti!

Ben de üç metre arkasındayım.

 

Kaynak: Kaynaklar Sayfası Yurtiçi Sıra No: 29