Ben Kimim

 
 
 
 

KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI'NDAN BİR ANIM

 
 
 
Ercan ÇETİNERLER
Emekli Hava İstihbarat Kıdemli Başçavuş
21-22 Temmuz 1974
Mürted-Ankara
 

4'üncü Üs, 141'inci Filo'da 1969-1977 yıllarında sekiz yıl süreyle harekât istihbarat astsubayı olarak görev yaptım. Görev yaptığım bu süre içinde en güzel anılarımdan biri de 141'inci Filo'nun 21 ve 22 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs'ta yapmış olduğu muharebe harekât görevleridir.

1974 yılı Temmuz ayı başlarında NATO ülkeleri Hava Kuvvetleri'ne bağlı muharip uçakların katıldığı Best Hit atış yarışmalarının 4'üncü Üs Komutanlığı'nın ev sahipliğinde yapılacağı belli olmuştu. Bu nedenle misafir olarak gelecek filoların ağırlanması ve diğer konularla ilgili hazırlıklara başlanmıştı. Temmuz ayının ilk haftasının sonlarına doğru misafir filolar gelmeye başladı. Misafir filolardan; İtalyan F-104 filosunu 141'inci Filo, Alman F-104 ve uçak tipini hatırlamadığım İngiliz filosunu 142'inci Filo, ABD Hava Kuvvetleri F-4 filosunu 182'inci Filo ağırlamaktaydı.

Hazırlıklar devam ederken Filo Komutanımız Yıldoğdu Karaoğlan Binbaşı beni makamına çağırarak, Hava Kuvvetleri'nden Alman Hava Kuvvetleri'nde "radar prediction" kursu için seçildiğimi belirten mesaj emri geldiğini ve Etimesgut Hava Hastanesi'nden sağlık raporu almam gerektiğini söyledi.

17 Temmuz çarşamba günü Etimesgut Hava Hastanesi'ne gittim. Hava Hastanesi'nde iki husus dikkatimi çekmişti. Birinci husus; Baştabibe çıkarılmam ve baştabibin "Bu neyin muayenesi şimdi" demesi, ikinci husus ise 19 Temmuz Cuma günü öğleden sonra iki veya üç kez yapılan "Tüm personel cumartesi ve pazar günleri evinden ayrılmasın, çağrıldığında hemen hastaneye gelecek şekilde hazır olsun" duyurusuydu. Mesai bitiminde yarım kalan muayenelere pazartesi günü devam etmek üzere hastaneden ayrıldım.

Mevsimin yaz olması nedeniyle eşim ve çocuklarım İstanbul'a ailesinin yanına gitmişlerdi. Evde yalnızdım. Kıbrıs'ta Nikos Sampson ENOSİS'i gerçekleştirmek amacıyla 15 Temmuz'da Yunan Cunta Hükümeti'nin de desteği ile Makarios'a darbe yapmıştı. Bu nedenle son derece gergin siyasi ortam oluşmuştu. Akşam haberlerini izlemek için televizyonu açmış haber bültenini bekliyordum. Son derece gergin siyasi ortam olmasına karşın televizyon haber bülteninde dikkati çeken bir olay anlatılmamıştı. Haber bittikten sonra, hava durumu da verilmemişti. Akşam saat 21:00 civarında televizyonda Dışişleri Bakanı Turan Güneş ile bir söyleşi vardı. Bu söyleşide de dikkati çeken bir durum görmemiştim. Hava Hastanesi'nde yaşadıklarım ve televizyonda haber bülteninden sonra özellikle hava durumunun verilmemesini birleştirdiğimde bir şeylerin normal olmadığına kanaat getirerek, küçük bir çantaya günlük gerekli olacak havlu, tıraş takımı ve diş fırçası gibi eşyaları hazırlayarak kapının yanına bıraktım.

Saat 22:00 civarında kapı çaldı. Kapıyı açtığımda filo istihbarat subayı Ertan Tezgör Üsteğmeni gördüm. Bana normal bir ses tonuyla filo komutanı "Seni filoya çağırıyor" dedikten sonra kulağıma doğru eğilerek, kısık bir sesle "Yarın Kıbrıs'a çıkıyoruz" dedi. Şimdi kafamda beliren şüpheler cevabını bulmuştu. Çantam zaten hazırdı. Hemen resmi elbisemi giydim, minibüse bindik ve üsse doğru yola çıktık.

Saat 23:00 sıralarında Üsse vardık ve Filo Harekât Odasına gittik. Tüm filo personeli Filo Harekât Odası'nda toplu olarak Savaş Harekât Merkezi'nden verilecek emirleri bekliyordu. Daha sonra gecenin geç saatlerinde bulabildiğimiz bir yerde dinlenmeye çekildik.

Ben hastanede sağlık muayenesi işlemlerini sürdürürken Best Hit atış müsabakası için gelen misafir filolar ülkelerine geri dönmüşlerdi.

20 Temmuz sabahı erken saatlerinde tüm filo göreve hazır bekliyorduk. F-104G uçakları uçuş hattında yan yana ve karşılıklı park etmiş, gövde altına bir adet 750 libre'lik genel maksat bombası yüklenmişti. Silah astsubayları arkadaşlarım bombaların üzerine tebeşirle şimdi hatırlayamadığım anlamlı yazılar yazmışlardı. Motor çalıştırdıktan sonra gerçekleştirilen ve yaklaşık 15-20 dakika süren kontrolleri önceden yapılmıştı. Bir tek motor çalıştırdıktan sonra seyrüsefer atalet sistemi olan LN-3'nin devreye alınması kalmıştı. LN-3 de "Flash" modunda çalıştırıldığında kısa sürede uçuşa hazır olacaktı. Ancak 20 Temmuz'da filoya herhangi bir görev verilmemişti.

Filo Harekât Odası'nda görevim, masamda bulunan telsiz ve telefonu kullanarak Savaş Harekât Merkezi'nden verilecek emirleri filo komutanımıza aktarmak veya filo komutanımızın verdiği kararları Savaş Harekât Merkezi'ne iletmekti.

21 Temmuz saat 10:00 sıralarında Savaş Harekât Merkezi'nden pilotların uçak başı yapmaları ve kokpitte motor çalıştırma için emir beklemeleri talimatı verildi. Bu uçuş için görevlendirilen pilotlar uçak başı yaparak kokpitte beklemeye başladılar. 15-20 dakika sonra pilotların havanın sıcak olması nedeniyle kanat altında beklemeleri emri verildi. Hemen uçuş hattına koşarak Savaş Harekât Merkezi'nden verilen talimatı pilotlara aktardım. Daha sonra tekrar pilotların kokpitte beklemeleri emri verildi. Bu durum 2-3 kez uygulanmıştı.  En son pilotlar kokpitte beklerlerken Harekât Komutanımız Necdet Gençaslan Albay telsizden aynen "141 Filo, gidin yerle bir edin orayı" emrini verdi. Daha önce verilen emirleri uçuş hattının orta noktasından iletmiştim. Masamdan fırladığım gibi bu kez uçuş hattının sağ tarafında ve başta duran uçağa yöneldim. Kokpitte Zeki Kılıç Yüzbaşı, kokpite dayalı merdivende bir uçak bakım astsubayı ile bir şeyler konuşuyordu. Kendisine doğru koştuğumu gören Zeki Kılıç Yüzbaşı dikkatle beni izlemeye başladı. Uçağa 10 metre kadar yaklaştığımda durdum ve sağ elimi havaya kaldırarak motor çalıştırma işaretini verdim. Ben motor çalıştırma işaretini verdikten neredeyse 10 saniye sonra yer takat cihazları çalışmaya başlamıştı.

Uçaklar motor çalıştırdıktan ve LN-3 devreye girdikten sonra park yerinden çıkarak rule yapmaya başladılar. Kalkış 21'e yapılacağı için ana pisti kat ederek emercensi pistten kuzey pist başına doğru yöneldiler. Uçakların rulelerini takip ederken pist başında uçakların geçeceği güzergahın hemen yakınında kompinezonlu, başında kask olan bir kişinin Üs Sancağı ile beklediğini gördüm. Hafif bir esintiyle şanlı sancağımız dalgalanıyor ve uçaklar birer birer önünden geçiyorlardı. Bu görüntüden çok etkilenmiştim. Gözlerim dolmuştu. Daha sonra uçaklar 21'e birer birer kalkış yaptılar ve Mürted Meydanı'nın güney batısında bulunan Abdüsselam Dağı'nın doğusundan güney istikametine doğru gözden kayboldular.

F-104G uçaklarında yakıt yükü; dahili depo + 2xtip tank + 2xpylon tank olmak üzere toplam 10.560 libredir. Bu yakıt miktarıyla havada kalış süresi yaklaşık iki saat civarındadır. Uçaklar kalktıktan sonra üs derin bir sessizliğe bürünmüş, tüm personel heyecanla uçakların dönüşünü bekliyordu.

Uçakların havada kalış süresi yavaş yavaş dolmaya başlamıştı. Kısa bir süre sonra ilk uçağın eksoz dumanı Abdüsselam Dağı'nın doğusunda ve daha güneyinde görüldü. Direkt yaklaşmayla 03 pist başına inişini tamamladı. Diğer uçakların da eksoz dumanları görülüyordu. Aralarında belli uzaklığı koruyarak inişe gelmeye başlamışlardı. Zeki Kılıç Yüzbaşı ilk inendi. Emercensi pistte rule yapmış ve ana pisti kat ederek park yerine giriş yapmıştı. Bu arada uçuş hattında hem filo hem de uçak bakım astsubayları toplanmış uçağın yaklaşmasını izliyorlardı. Uçuş hattının en son noktasında uçak durdu ve Zeki Kılıç Yüzbaşı uçağın motorunu durdurdu. Bu esnada uçuş hattında biriken tüm personel kuvvetli bir şekilde Zeki Kılıç Yüzbaşıyı alkışlıyorlardı. Zeki Kılıç Yüzbaşı sandalye bağlarını çözdükten sonra sırtında paraşütüyle yüzü uçağa dönük merdivenden indiği ve boy hizasına geldiği sırada uçak bakım astsubayları merdivenden alarak bir süre omuzlarda taşıdı. Bu arada alkış ve tezahürat devam ediyordu. Tüm uçaklar verilen görevi yapmışlar ve emniyetle park yerine gelmişlerdi.

141'inci Filo Kıbrıs Barış Harekâtı'nda iki muharebe taarruz görevine katılmıştı. Bu görevlerden birinde iki uçak uçaksavar isabeti almıştı. Hasan Aksay Üsteğmenin uçağı sağ pike flabı ve nozuldan, Temel Özüdoğru Üsteğmenin uçağı sağ tarafta kanopinin kapandığı yerin orta noktasından, yaklaşık 30 santimetre aşağısında isabet almış, 12.7 milimetrelik uçaksavar mermi çekirdeği gövdede şekli bozulmuş daire ve ortası çıkıntılı şekilde duruyordu. Daha sonra uçağı onaran uçak bakımcı astsubay arkadaşlarım mermi çekirdeğini çıkarmış ve Filo Harekât Odası'nda Temel Özüdoğru Üsteğmene vermişlerdi.

141'inci Filo Uçucu Ve Yer Personeli

Temmuz 1974, Mürted-Ankara

Önde uzanan: Hv.Plt.Yzb. Yalım Erel

Çömelenler soldan: Hv.İsth.Kd.Çvş. Kemal Yetişkin, Hv.İsth.Yzb. Emrullah Duryılmaz, Hv.Plt.Ütğm. İhsan Aksoy, Hv.Plt.Ütğm. Ersan Semerci

Ayaktakiler, soldan: Hv.Plt.Yzb. Erol Mısır, Hv.İsth.Ütğm. Ertan Tezgör, Hv.Plt.Yzb. Namık Kemal Aşıcı, Hv.İsth.Kd.Üçvş. Ercan Çetinerler, Hv.Plt.Yzb. Erol Yanmaz, Hv.Plt.Kur.Bnb. Yıldoğdu Karaoğlan, Hv.Plt.Ütğm. Ferit Yılmazok, Hv.Plt.Yzb. Sezai Şener, Hv.Plt.Yzb. Zeki Kılıç

Merdivendekiler, önden yukarı: Hv.Plt.Ütğm. Şener Aslan, Hv.Plt.Ütğm. Göksel Erdöl, Hv.Plt.Ütğm. Temel Özüdoğru

Bir süre sonra harekât sona ermiş, politik görüşmelere başlanmıştı.

Hava Kuvvetleri'nden yarım kalan sağlık muayenemin tamamlanması için ikinci mesaj emri geldi. Yurtdışı kurs için gerekli olan işlemleri tamamladıktan sonra Almanya'ya gittim.

Almanya'da kursta iken İkinci Harekâtın başladığını televizyon haberlerinden öğrendim. Mesaiden sonra astsubay gazinosunda her akşam bir Alman astsubayı televizyonda anlatılanları İngilizceye çeviriyor ve harekâtı bu şekilde takip ediyordum.

Yukarıda anlattığım harekâtla ilgili anılarımın üzerinden 44 yıl geçti. Bütün bu anlattıklarımı dün yaşanmış gibi hatırlıyorum.

Kıbrıs Barış Harekâtı'nda ki şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi ve görev alan tüm silah arkadaşlarımı saygıyla anıyorum.