Ben Kimim

 
 
 
 

MÜRTED (AKINCI) MEYDANI'NA ALÇALAN YOLCU UÇAĞI

 
 
Emekli Hava İstihbarat Kıdemli Başçavuş
Ercan ÇETİNERLER
Mürted (Akıncı)-Ankara
1973 İlkbaharı
 

Yıl 1973. Ankara'nın soğuk geçen kış aylarından sonra ilkbahar mevsimi bütün güzellikleriyle kendini hissettirmeye başlamıştı. Yoğun bir çalışma temposuyla denetlemeye hazırlanıyoruz. 141 nci Filo’nun geleneksel birinci kategori unvanını bu denetlemede de kazanması en büyük amacımız. Bu nedenle tüm filo personeli günlerdir gece gündüz demeden hazırlıklarımızı yapıyoruz.

Denetlemeye hazırlık çalışmaları esnasında Pazar günü öğleye yakın saatlerde, yanlış hatırlamıyorsam saat 12:00 sıralarında filoya kalk emri verildi.  Uçuş hattına giderek uçak makinistlerinin uçakların motor çalıştırmaları için yer takat cihazlarını uçak başına getirmelerini ve uçağın motoru çalıştıktan sonra kalkış öncesi pilotla birlikte yapılan kontrolleri ve kalkışları hep seyrederdim. Kalk emri verilince Filo Harekât Odası’na yakın olan uçuş hattına giderek düzenli telaşı seyretmeye başladım. Gökyüzünde tek bir bulut yok, havacılık deyimiyle CAVOK, rüzgâr sakin, kısaca güzel bir ilkbahar günü.

Kural olarak uçak başı yapan pilotlar önce harici kontrolleri yapar, daha sonra motor çalıştırırlar. Motor çalıştıktan sonra pilot ve makinist koordineli olarak uçağın; fletner ayarlarını, flapların simetrik açılıp kapanmalarını, pito tüpü ısıtıcısını, windshield’i (Kanopinin ön camına sıcak hava üfleyen sistem), nozzle’ın açılıp kapanmasını ve uçağın diğer sistemlerini kontrol listesindeki sıraya göre kontrol ederler. Tüm kontroller tamamlandıktan sonra pilot tekerleklerin önündeki takozların alınmasını işaret eder ve uçağın makinisti “takozlar alındı” işaretini verdikten sonra uçak park yerinden çıkarak pist başına doğru ruleye başlar.

Kontrollerini tamamlayan ve tekerleklerin önündeki takozları alınan ilk F-104G “Starfighter” park yerinden çıkarak pist başına doğru ruleye başladı ve bu uçağı, kontrollerini tamamlayan diğerleri takip etmeye başladı. Pist başında yapılan son kontrollerden sonra ilk dört uçak pist içine girerek kalkış düzeninde yerini aldı.

Kalkışa başlamadan önce pilot frenlere basarak motora tam takat verir ve motor göstergelerini kontrol eder, gaz kolunu IDLE (rölanti) konumuna alır, bundan sonra tekrar gaz kolunu tam ileriye (Military güç) getirerek motor devri %100 RPM’e (Revolutions Per Minute/Dakikadaki devir) geldiğinde frenleri bırakır ve gaz kolunu önce minimum art yanıcı (Afterburner) ve sonra maksimum art yanıcı konumuna getirerek kalkış rulesine başlar.

İlk F-104G motor kontrollerini yaptıktan sonra 03’e kalkış rulesine başladı ve GCA (Ground Controlled Approach / Yerden Kontrollü Yaklaşma) cihazı hizalarında yerden kesildi. İlk uçak yerden kesildikten sonra ikinci F-104G kalkış için frenlerini bıraktı. Diğer iki F-104G de önceki iki uçak gibi sırayla kalkışa başladılar. Bu arada diğer uçaklarda son kontrollerden sonra pistte yerlerini alıyor ve kalkış rulesine başlıyorlardı. Çok kısa aralıklarla filonun bütün uçakları kalkışa başlamışlardı. Kalkış yapan ve irtifa almakta olan ilk uçağa baktığımda, meydandan yaklaşık olarak 14-15 deniz mili uzaklıkta, kalkan ilk F-104G’nin 5-6 deniz mili ilerisinde ve daha yükseğinde 21 yönünde yan yana iki far ışığını gördüm. Mesafe uzak olduğu için herhangi bir siluet görülmüyor fakat far ışıkları rahatlıkla seçiliyor. Kendi kendime “Allah Allah meydana inmek için kolda alçalan uçaklar ne yapıyor böyle. F-104G’ler kalkışta iken kule bu uçaklara iniş izni vermez ki...!” diye düşünürken, kalkış yapan ilk uçak sol tarafa, batı yönüne keskin bir dönüş yaparak, alçalmakta olan uçakların rotasından çıktı. Aynı hareketi filonun diğer uçakları yapmaya başladı. Bazı uçaklar sağa, bazıları sol tarafa yaptıkları keskin dönüşlerle alçalan uçakların rotasından çıkarak kendilerini emniyete aldılar. Kalkan uçaklar, meydana göre daha yakın oldukları için kolda alçalan uçakları görmüşler ve seri olarak sağ ve sol tarafa keskin dönüşlerle alçalan uçakların rotasından çıkmışlardı.

Far ışıkları biraz daha yaklaştığında, uçakların silueti ortaya çıktı. Bunlar kolda alçalan iki uçak değil bir yolcu uçağı idi ve hâlâ alçalmaya devam ediyordu. Neyse ki F-104G’ler yolcu uçağının rotasından çıkmışlardı. Piste son yaklaşmada olan yolcu uçağı biraz daha ilerledikten sonra durumunu fark etmiş veya büyük bir olasılıkla kulenin “Guard” (Acil) kanalından uyarılmış olmalı ki ani bir çekiş ve yatışla sol tarafa, doğu yönüne doğru dönüş yaptı. Uçak olanca heybetiyle ortaya çıkmıştı. Yolcu uçağının pilotu öylesine ani aşırı çekiş ve yatış kumandası vermişti ki bu kumanda herhalde uçağı zorlamıştır. Sol tarafa yapılan yatış 45-50 derece vardı dersem abartmış olmam sanırım. Uçağın doğu istikametine dönmesiyle kuyruktaki amblemi de görünmüştü. Yolcu uçağı yabancı bir havayollarının Boeing 707’siydi.

Tabii ben telsiz konuşmalarını duymadığım için hatalı alçalmanın bu yönünü aktaramıyorum.

Anlaşılan o ki, Boeing 707 telsiz konuşmalarını Esenboğa kule ile sürdürmüş, alçalmasını da Mürted Meydanı'na (Akıncı) yapmıştı. Üzücü bir durumun yaşanmaması bu olayın en sevindirici yanıydı.

Daha sonraki günlerde bu hatalı alçalmanın rapor edildiğini duymuştum.

 

141. Filo'da uzun yıllar birlikte görev yaptığım,  ilk 4'lü kolun 4 numarası olarak kalkış yapan Hv.Plt.Ütğm. Zafer Baysal (Emekli Kaptan Pilot) yazımı okuduktan sonra aşağıdaki ek bilgiyi gönderdi. Kendisine teşekkür ediyorum.

"Sevgili Ercan anlattıkların çok doğru ilave yapayım istedim, Bir numara Güney Kayar idi. 03'e kalktıktan hemen sonra "son yaklaşmada bir uçak var" diye ikaz etti. Bu ikazı hepimiz yanlış anladık zira son yaklaşma 03 kalkışa göre geride kalmıştı ve kalkışlar devam etti. Ben 4 numara olarak kalkışta idim ve 4 motorlu bir yolcu uçağı 21 (yani kalkış istikameti tersine) son yaklaşmadan pas geçiyordu. Tanrıya şükür kazasız atlatıldı bu olay. Kaptan pilotun hemen taksi ile üsse geldiğini ve komutandan özür dilemek istediğini fakat komutanın kendisini kabul etmediğini inişten sonra öğrendik."