Ben Kimim

 
 
 
 

 LİMİT DIŞI YAN RÜZGÂRDA T-11 UÇAĞI İLE KALKIŞ

 
 
Ersoy AKDEMİR
Emekli Hava Pilot Albay
7 nci Ana Jet Üs / Erhaç-Malatya
1969
 

1969 yılı sonlarına doğru 172’nci Filo F-84F’ten F-100’e modernizasyon emrini aldı. Bu vesile ile Üs Komutanı Tarık GÖKERİ bu modernizasyonu tamamlamak üzere beni 171’inci filodan 172’nci Filo Harekât Subaylığı’na atadı. 172’nci Filo K. Binbaşı Saim ERYAŞA idi. Filoda tek F-100 pilotu olmama rağmen, Filo hiç kırımsız modernizasyonu tamamladı ve kısa bir süre içinde harbe hazırlığını tamamlayarak av-bombardıman rolünde NATO denetlemesine girdi. Filo, denetlemede hakikaten üstün bir performans gösterdi. Profil hazırlama, muadil hedeflere kalkış sıra planı, uçuşlar ve atışlarda inanılmaz derecede muvaffak olup, birinci kategori aldı. Hatta atışlarda 171’inci Filodan daha da iyi netice alarak, Filocu Tarık GÖKERİ’yi birazcık üzdü.

Bu denetlemede geçen bir olayı hep hatırlarım. Denetlemenin Hava/Yer atış bölümüydü. NATO Denetleme ekibiyle Üs Komutanı Tarık GÖKERİ, her zaman olduğu gibi iddialaşmıştı. Birliği, NATO Kriterlerinin üzerinde ve kendisinin tespit ettiği bir yüksek vuruş yüzdesi getirecekti. Amerikan ekibi değerlendirmeyi bizzat yapmak için sabah üsse gelecek, komutan da dahil olmak üzere T-11 ile Boranköy atış sahasına gidilecekti. Değerlendirme hep beraber yapılacaktı. Sabah ben ekibi T-11 ile Boranköy’e bırakıp dönecek, ikinci kolu alıp atışa çıkacaktım. Fakat sabah aniden çıkan 25 Knot yan rüzgar bütün planları bozdu. T-11’in kalkması imkansız, karadan gitmekte çok zaman alacak. Tarık GÖKERİ, dönüp bana sordu: ”Kalkar mıyız?” Ben cevap verdim: “Deneriz.” T-11’e binildi. Tarık GÖKERİ ikinci pilot mahallinde, beş Amerikalı da konforlu T-11’in arka koltuklarında kendilerini sıkıca bağlıyarak emniyete almışlar. Piste girdim, gazları açtım, açmamla birlikte uçak kaçış gösterdi. Tek motor tam gaz, diğeri rölantide, pistte ancak istikameti tutarak kalkışa geçtim. Kuyruk kalkmış ve abort etmem mümkün değildi. Önümde uzun bir pist vardı ve planım, kalkış süratine erişinceye kadar uçağı bu pozisyonda koşturmak ve sürat dolduğunda öbür gazı da sonuna kadar yüklenip uçağı rüzgar içine kopartmak. Tayyare koşuyor, ama pistin dörtte üçünü kat ettiğimiz halde istenen sürati dolduramıyorduk. Yanımda Tarık GÖKERİ’nin gerildiğini görüyor, arkadaki pilotların da tek motor, tam gaz, tek motor rölanti pozisyonundan tedirgin olduğunun farkındayım. Böylece pistin sonunu bulduk. Ancak, havada tutunacak süratin de hemen altına erişmiştik. Uçağı rüzgar içine döndürerek gazları tam açtım ve yerden kesildik. 40°’ye varan bir sapmayla pist istikametini terk ettik. Boranköy’de ise rüzgar şaşılacak derecede sakindi. Meydana geri döndüğümde 15 dakika evvelki fırtınadan eser kalmamıştı. O günkü atışlarda kollar, Üs Komutanı'nın iddia ettiğinin de üstünde vuruş getirerek çok iyi derece aldı.

 

Kaynak: Kaynaklar Sayfası Yurtiçi Sıra No: 36