Ben Kimim

 
 
 

ATATÜRK HAVALİMANI KAPATILMAMALIDIR

 
İrfan SARP
Emekli Hava Pilot Tümgeneral
 

Son Güncelleme: 4/10/18 08:16:44

Halen büyük bir hızla inşaatı devam eden 3'ncü Havalimanı'nın, Cumhuriyetimizin kurulduğu 29 Ekim günü uçuşlara açılacağı ve 3'ncü Havalimanı faaliyete geçtikten sonra Atatürk Havalimanı'nın kapatılıp bulunduğu araziye Millet Bahçesi yapılacağı, geçen Haziran ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanmıştı.

Ben ömrü bu konuların içinde geçen emekli bir havacı olarak, bu uygulamanın son derece yanlış olacağını belirten bir yazı kaleme almıştım. Söz konusu yazım 26 Haziran 2018 tarihinde havacılık sitesi www.kokpit.aero ve www.havaciyiz.com sitelerinde yayınlanmıştı. Ben o yazımın sonuç bölümünü şu cümleyle bitirmiştim: "Atatürk Havalimanı uçuşlara kapatılırsa, bu sadece İstanbul halkı için değil, bütün Türk havacılığı için geri dönülmesi imkânsız büyük bir hata ve yerine getirilemeyecek büyük bir kayıp olacaktır".

Atatürk Havalimanı'nın kapatılmasının geri dönülmesi imkânsız bir hata ve yerine getirilemeyecek büyük bir kayıp olacağının gerekçelerini de kaleme aldığım yazıda şu madde başlıklarıyla izah etmiştim:

1. Havalimanları bütün dünyada stratejik bir değere sahiptir. Günü geldiğinde hayati ihtiyaçları karşılamak için mutlaka muhafaza edilmelidir.

2. Havalimanını kaybettiğinizde bir daha geri gelmez.

3. Halen dünyada nüfus sayısı itibariyle İstanbul şehrine yakın nüfusu olan belli başlı yabancı ülke şehirlerinin kullandıkları havalimanları sayısı ile İstanbul'un kullanacağı havalimanı sayısını mukayese etmek bu konuda çok iyi bir fikir verecektir. Bu amaçla Londra ve New York şehirlerini örnek olarak alıp bir mukayese yapılabilir.

Kent nüfusu 8.5 milyon ve çevresindeki yerleşim yerleriyle metropol nüfusu 14 milyon olan Londra'nın çevresinde Heathrow, Gatwick, Biggen Hill, Luton, Stansted ve London City isimli 6 havalimanı bulunmaktadır.

Kent nüfusu 9 milyon ve çevresindeki yerleşim yerleriyle metropol nüfusu 20 milyon olan New York şehrinin kullandığı, JFK, Newark Liberty, Laguardia ve Stewart isimli 4 havalimanı bulunmaktadır.

TUİK (Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı) verilerine göre İstanbul'un nüfusu 15 milyondan biraz fazladır. Kayıt dışı nüfus ve hızlı göçle bu sayının 18 milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir. İstanbul bölgesinde ihtiyaç duyulacak havalimanı sayısının ne kadar olması gerektiğini tespit etmek için, birbirine yakın nüfus sayısı olan New York ve Londra ile İstanbul'u mukayese etmek iyi bir fikir verecektir. Metropol nüfusu 14 Milyon olan Londra'nın altı havalimanı; metropol nüfusu 20 milyon olan New York'un dört havalimanı bulunurken, metropol nüfusu 18 milyon olan İstanbul'un, derin analizler yapılmadan bile, pragmatik bir yaklaşımla ve basit bir matematik hesapla, en az üç havalimanına sahip olması gerektiği kolayca anlaşılır.

4. Atatürk Havalimanına geçmişte büyük paralar harcanarak uçak bakım tesisleri yapılmıştır. Bu tesislerde sadece THY uçakları değil, yabancı havayolu uçaklarının da bakımları yapılmakta ve bu hizmetlerin karşılığında ülkeye önemli miktarda döviz girdisi sağlanmaktadır. Atatürk Havalimanı, geçmişte kazanılmış olan bu lojistik imkanlarıyla uçakların bakım hizmetlerinde kullanılmaya devam edilmesi ve 3. Havalimanı'nın ise, bir Hub (transit merkezi) olarak uçuş ve operasyonel faaliyetlere ağırlık verilerek kullanılması en rasyonel bir uygulama olarak görülmektedir.

5. Atatürk Havalimanında mevcut lojistik bakım tesislerinin ülkemize önemli miktarda döviz kazandırmasına benzer şekilde, Yeşilköy civarında bulunan oteller de transit geçen yolcuların bu otellerde konaklamasıyla ülkemize önemli döviz girdisi sağlanmaktadır. Geçtiğimiz Haziran ayı içinde Yeşilköy bölgesinde bulunan 62 otelin yönetim kurulu başkanları ve genel müdürlerinin katılımıyla, Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) tarafından düzenlenen toplantıda konu bütün yönleriyle ele alınmıştır.

Toplantıda, bu yöredeki otellerin inşaatı için geçmiş yıllarda 4 milyar Dolar yatırım yapıldığı, otel hizmetlerinde 50.000 kişinin çalıştığı, bu otellerde kalan müşterilerin yarısından fazlasının Atatürk Havalimanı'na inen uçakların transit yolcuları olduğu, bunlardan ekonomiye yılda 580 milyon Dolar civarında katkı sağlandığı hesaplanmıştır. Atatürk Havalimanı kapatıldığı takdirde, bu bölge ekonomisinde hem büyük bir kayıp olacak, hem de o sektörde çalışan binlerce kişi işlerini kaybedecektir.

6. Atatürk Havalimanı'nın varlığının devam ettirilmesi için en önemli gerekçelerden biri de, bu havalimanının gerektiğinde askeri amaçlarla kullanılmasına olan ihtiyaçtır. Atatürk Havalimanı, batı bölgesinde muhtemel bir hava harekâtı için zamanında tahsis edilen fonlarla meydanın askeri bölümünde 13 adet uçak sığınağı p(shelter) inşa edilmiştir. Atatürk Havalimanı'nı kullanan havayolu uçaklarının zaman içinde yoğunluğunun giderek artmasıyla, meydanda gece konaklayacak uçaklar için park sahaları yetmeyince, çare olarak askeri bölgedeki bu sığınaklar yıkılmış ve bu sahaya geniş park yerleri yapılmıştır.

Uçak sığınaklarının yıkılması, bu havalimanın askeri ihtiyaçlarının ortadan kalktığı şeklinde düşünülmemelidir. Gelecek yıllarda da bu havaalanının askeri ihtiyaçlar için kullanılabileceği; hatta gerginlik zamanlarında bu meydana konuşlanacak muharip uçakların caydırıcı bir rol oynayacağı dikkate alınarak kapatılmaması ve ihtiyaç duyulduğunda askeri uçakların uçuş faaliyetleri için mutlaka açık tutulması gerekmektedir.

7. Yukarıdaki maddede Atatürk Havalimanı'nın gelecekteki askeri ihtiyaçlar için mutlaka muhafaza edilmesi gerektiği üzerinde durulurken; Türk Hava Kuvvetleri teşkilatının 1911 yılında kurulduğunu, pilotlarımızın eğitimlerini tamamlamalarını takiben, 1912 yılı Ocak ayında Türkiye Cumhuriyeti tescilli ilk uçağın Yeşilköy meydanına getirildiği ve bu meydanın havacılık tarihimizin başlangıç noktası olduğu ve bu açıdan büyük bir tarihi değere sahip olduğu unutulmamalıdır.

8. Sivil uçak trafiğinin her yıl giderek artması ve uçakların sivil havacılık kuralları gereği belli mesafe ve zaman aralıklarıyla iniş kalkış yapmaları zorunluluğu, Atatürk Havalimanı'nı kullanmak ihtiyacı duyan özel iş jetlerinin faaliyetlerine son zamanlarda kısıtlılık getirilmesini zorunlu kılmıştır.

www.kokpit.aero sitesinde Haziran ayı içinde çıkan bir haberde, Atatürk Havalimanı'nın yoğun hava trafiği sebebiyle iş jetlerinin uçuşlarını, trafiğin yoğun olduğu sabah ve akşam saatlerinde değil; öğlen veya gecenin geç saatlerinde planlamalarının istendiği bilgisi yer almıştır. Oysa iş jetleri de normal şartlarda, iş ilişkilerinin gereği olarak sabah ve akşam saatlerini kullanmak ihtiyacı duymaktadırlar.

Atatürk Havalimanı kapatılmayıp uçuşlara açık tutulduğunda, sayıları giderek artan iş jetleri de iniş kalkış saatlerine getirilen bu kısıtlamalardan kurtulmuş olacaklardır. Yoğun uçak trafiği 3'ncü Havalimanı'na kayınca, İstanbul'un Avrupa yakasındaki hastanelere acil hasta taşıyan ambulans uçakları ve ayrıca irtibat ve eğitim amaçlı uçaklar ve helikopterler, Atatürk Havalimanı'nı herhangi bir zaman kısıtlamasına uğramadan günün her saatinde kullanabilecektir. Atatürk Havalimanı küçük uçakların, iş jetlerinin, ultralight ve sportif uçakların ve ilerde geliştikçe kullanılacak dronların uçuşlarına açık tutulmalıdır.

9. Atatürk Havalimanı kapatılmadığı takdirde, 3'ncü Havalimanı'nın bir yedek meydanı olarak kullanılabilecektir. Kışın bazı günlerinde 3'ncü Havalimanının bulunduğu Karadeniz sahil şeridi görüş mesafesinin sıfıra indiği yoğun bir sis tabakasıyla kaplandığında; Florya, Yeşilköy bölgesi açık olabilmektedir. Meteoroloji kayıtları incelendiğinde, kış aylarının hangi günlerinde İstanbul'un kuzeyindeki sahil şeridinin yoğun sisle kaplandığı ve ayni saatlerde güneyinin açık olduğu tespit edilebilir. İstanbul'da, görüş mesafesinin sıfıra indiği Kuzey sahil şeridinde 3'ncü havalimanına iniş zorluğu çeken CAT 3 kategorisinde olmayan uçaklar, uzaktaki yedek meydanlara gitmek ihtiyacı duymadan, hemen yakınındaki Atatürk Havalimanı'na yönlendirilebilecektir.

10. Günümüzde havacılık fuarları giderek önem kazanmaktadır. Eskiden dünyada havacılık fuarları Paris Le Bourget ve Londra yakınlarındaki Farnborough havalimanlarında düzenlenir ve bu fuarlar uçakların ve havacılıkla ilgili tüm teçhizat ve sistemlerin tanıtıldığı ve pazarlandığı fuarlar olarak dünya havacılık sektörünün buluşma merkezleri olurdu. Son yıllarda Hong Kong, Dubai ve Singapur şehirlerinde düzenlenen havacılık fuarları da büyük önem kazanmaya başlamıştır.

Türkiye'de son yıllarda havacılık ve savunma sanayi sektöründe kaydedilen büyük gelişmelere bağlı olarak, Türk markası taşıyan uçak, helikopter, İHA, füzeler ve diğer silah sistemlerinin sergilenerek tanıtılıp pazarlanması yolunda büyük bir çaba içine girilmiştir. Eğer Türkiye ileride Le Bourget, Farnborough, Hong Kong, Dubai ve Singapur gibi havacılık fuarları tertip etmek isterse, işte Atatürk Havalimanı bu iş için en mükemmel bir fuar alanı vazifesi görecektir.

Ne kadar güzel bir tesadüf ki, ben bu yazıyı kaleme alırken İstanbul 3'ncü Havalimanı'nda TEKNOFEST ismi altında bir teknoloji ve havacılık festivali düzenlendi. "Ayakları Yere Basmayan İlk Festival" sloganıyla Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı ve İBB tarafından düzenlenen TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali'ni açık kaldığı 20-23 Eylül tarihleri arasındaki dört gün içinde 550 bin kişinin ziyaret ettiği açıklandı. 100'ü aşkın firmanın katıldığı ve uçuş gösterilerinin yapıldığı fuarı ben de merak edip ziyaret ettim. Yerli firmalarımız tarafından tasarlanıp imal edilen, helikopter, İnsansız Hava Aracı (IHA), Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA), elektronik cihazlar, motorlar, ve daha pek çok ürünler, Türk insanının savunma sanayi alanında ne kadar büyük ilerleme kaydettiğinin bir ispatı olmuştur. Fuar sırasında Türk Yıldızları ve Solo Türk'ün akrobasi gösterileri fuara büyük bir renk kattı. Yerli imkânlarla imal ettiğimiz HÜRKUŞ eğitim uçağımız ile ATAK helikopterlerinin uçuşları da büyük bir ilgiyle izlendi. Fuara büyük renk katan diğer bir gösteri uçuşu da, genç akrobasi pilotu kızımız Semin Öztürk Şener tarafından yapıldı.

Kokpit.aero havacılık sitesinde 21 Eylül 2018 Cuma günü TEKNOFEST konusunda yayınlanan haber:

Bilindiği gibi havacılık festivalleri ve fuarlar, günün 24 saatinde iniş ve kalkışların olduğu uluslararası hava limanlarında yapılmamaktadır. Örnek verecek olursak, dünyanın en büyük havacılık fuarlarından birinin yapıldığı Paris Le Bourget, uluslararası bir havalimanı değildir. Ayni şekilde dünyanın en büyük havacılık fuarlarından birinin yapıldığı Londra yakınlarındaki Farnborough da, uluslararası bir havalimanı değildir. 21-23 Haziran tarihleri arasında düzenlenen TEKNOFEST havacılık festivali, 3'ncü Havalimanı uçuşlara açılmadan önce düzenlenmiştir. 3'ncü Havalimanı uçuşlara açıldıktan sonra İstanbul'da TEKNOFEST gibi bir havacılık festivali veya havacılık fuarı düzenlenmek istenirse Atatürk Havalimanı böyle fuarların düzenlenmesinde en ideal ve mükemmel bir yer olacaktır.

11. Atatürk Havalimanı'nın kapatılmasının ne kadar yanlış bir karar olacağı, aşağıdaki flightradar24 görüntüsüne bakmak suretiyle kolayca anlaşılabilir. Yeni çekilen bu görüntü, o anda Avrupa semalarındaki uçak trafiğini canlı olarak göstermektedir. Çekilen bu görüntüdeki uçak sayıları acaba bundan 30-40 yıl önce nasıldı ve bundan 30-40 yıl sonra nasıl olacaktır? Bundan 30-40 yıl önce Atatürk Havalimanı'na kaç uçak inip kalkıyordu ve bundan 30-40 yıl sonra İstanbul bölgesindeki havalimanlarına acaba kaç uçak inip kalkacaktır?

İstatistiki verilere dayanan bir projeksiyonla bu rakamlar analiz edilip değerlendirildiğinde, bundan 30-40 yıl sonra İstanbul bölgesinde en az üç havalimanına ihtiyaç duyulacağı ortaya çıkabilir. Eğer ileriyi göremez ve Atatürk Havalimanı'nı kapatırsak ve gelecekte bu ihtiyaç ortaya çıkarsa, artık iş işten geçmiş olacaktır.

12. Son yıllarda drone teknolojisinde büyük gelişmeler olmaktadır. Gövdeleri genişletilmiş, motor sesi duyulmayan, sessiz, her noktaya inip kalkabilen dronların ilerde ticari amaçlarla kullanılacağına dair pek çok emareler mevcuttur. Atatürk Havalimanı, bu işlerde kullanılmak için en iyi bir konuma sahip bulunmaktadır.

Diğer taraftan, 3'ncü Havalimanı'na konulacak isim henüz tespit edilmemiştir. Dünyanın en büyük havalimanlarından biri olarak inşa edilen 3'ncü Havalimanı'na verilecek en doğru isim, silah arkadaşlarıyla beraber Cumhuriyetimizin kurucusu olan Atatürk ismidir. Dünya'nın en büyük ve en güzel şehirlerinden biri olan İstanbul'a da ancak Atatürk isminin verildiği dev bir havalimanı yakışır.

Sonuç olarak, Atatürk Havalimanı'nın kapatılıp yerine Millet Bahçesi yapılması gibi yanlış bir uygulamaya düşülmemelidir. Yazımın başında da ifade ettiğim gibi, Atatürk Havalimanı uçuşlara kapatılırsa, bu sadece İstanbul halkı için değil, bütün Türk havacılığı için geri dönülmesi imkânsız büyük bir hata ve yerine getirilemeyecek büyük bir kayıp olacaktır.

 

İrfan Sarp

Email: isarp56@gmail.com